Latife Tekin,, Türk edebiyat yazarı. Tekin'in edebî anlayışı genel olarak iki dönemde incelenir. Sevgili Arsız Ölüm, Berci Kristin Çöp Masalları, Gece Dersleri, Buzdan Kılıçlar ve Aşk İşaretleri'nin oluşturduğu ilk dönemde yazar; yoksulluk, dil, göç, kenar mahalle yaşamı ve kolektif özne gibi temalara odaklanmış, olay merkezli bir anlatımı tercih etmiştir. Bu dönemde gerçek ile gerçeküstünü iç içe kullanması, yoksulluğu içeriden ve sözlü kültürün diliyle aktarması Tekin'in anlatı dünyasının ayırt edici niteliğini oluşturur. Göç, gecekondu hayatı, politik çatışmalar, sendikal hareketler ve 12 Eylül’ün izleri bu romanlarda belirgin şekilde yer alır. Tekin, “mırıldanma” olarak tanımladığı, yoksulların kırık ve taklit dillerini yazarak onların kimliksizleşme deneyimini görünür kılmış; duyguların aracısız ve saf olarak temsil edildiği bir anlatım kurmuştur.
Aşıklar hayatı bırakıp kaçmak, ya ormana ya bir odaya kapanmak isterler. Yani aşık insanlar oturup roman yazmıyorlar. Büyük kalabalıkların uzaklarında bir yerde var olmak ve o aşkla hayatı solumak istiyorlar. Bence bir kadınla bir erkek arasında kurulacak en iyi ilişki aşktır. Ama ne yazık ki sürdürülemiyor.
Benim ruhumu isteyen bir erkek olmadı. Çok genç yazmaya başladım. Yazı yazan bir kadın... Alışıldık bir durum değil. Bizim kuşağımızda, biz çok farklı bir deneyim yaşadık. Yani erkeklerle omuz omuzaydık. Aramızda bir kardeşlik havası vardı. (...) Ben yazı yaza yaza, sonunda erkeklerle bir sevgili ilişkisi sürdüremediğimi ve ilişkiyi bir kardeşliğe dönüştürdüğümü gördüm.
Niçin bu kadar bağlıyım geçmiş zamana? De ki: Hayatının boşluğa savrulan yüzünden öyle çok nefret ediyorsun ki, seni mutsuz eden bu yüze yıllarca bakmak, ellerinle kavramak ve anlamak istiyorsun.
Unutacak kadar eskide ve galibada kaldı hepsi.
Okul ve üniversite diploması meselesiyle yoksul insanların ceplerini boşaltıyorlar. Bu insanların bir tuzağa düşürüldüğünü düşünüyorum.