Reşat Nuri Güntekin, Türk edebiyatı yazarı ve eğitimcidir. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı içinde roman, öykü ve tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Yazarlık faaliyetlerinin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunmuş, bir süre müfettişlik yapmıştır. Eserlerinde Anadolu, toplumsal yaşam, eğitim, aile ve birey–toplum ilişkileri gibi konular yer almıştır. Bazı yapıtları tiyatro, sinema ve televizyon uyarlamalarına konu olmuştur.
Bu kadar çok vakit, bu kadarcık bir zaman çerçevesine nasıl sığmıştı?
Dördüncü sınıftaydım. Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi, bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrîni olur," demişti.
İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, hep birinin gönlümüzden kopup ayrılması bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
Sen, kurşunla vurulanları hiç işitmedin mi, be hemşireceğim? Bazıları, vurulduklarının fakında bile olamazlar, üç beş adım koşarlar, kaçıp kurtuluyoruz sanırlar. Yara sıcakken acımaz, hemşireceğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Yan yana yürümeye başladık. Yeni yakalanmış bir kuşun yüreği, göğsünde nasıl atarsa benimki de öyle atıyordu. Fakat zannediyorum ki, beni bıraksa da artık kaçmaya kuvvet bulamayacaktım.